ACILI, BÜYÜLÜ VE OLGUN: MARIANNE FAITHFULL





Artık yaşlanmışlıktan mıdır nedir ? Bilemem. Ama sesindeki acı gönül telimiz titretiyor. Sahnedeki büyüklüğü, zarafeti, Rolling Stones'la yattım diyecek kadar kendisini tiye alması Marianne Faithfull'a hayran olmamızın sadece bir kaç nedeni.

KARGA KLAVUZ OLUNCA

Klavuzu karga olanın burnu boktan çıkmazmış derler
aslında karganın rızkına el sürdüğümüz için çıkamıyoruz boktan
karga herşeyi yiyiyor
biz de karga kadar yorsak kendimizi
yiyecek bulmak için
başkalarının ekmeğiyle oynamadan
belki burnumuz çıkar o zaman boktan

AZAM ALİ'YE KULAK VERİN


Azam Ali, İran’da hayata merhaba deyip, ergenlik yıllarını Hindistan’da geçirip daha sonra, müzikal bir eğitim almak amacıyla Los Angeles’a yerleşmiştir. California doğumlu ve jazz sever bir perküsyoncu olan Greg Ellis’le, 1995 yılındaki "Master Musicians of Jajouka" konserinde tanışır ve "Vas" isimli grubu kurarlar. Vas adı altında ortaya çıkardıkları eserlere Narada (önemli bir müzik şirketidir) sahip çıkar.

Bundan sonra, grubun tüm albümleri ve üyelerin solo projeleri, bu şirket sayesinde dünya müzik marketlerine dağıtılır.
The Garden Of Souls, grubun, dünyaya ve evrene bakış açılarını çok iyi bir şekilde yansıtır. Özellikle Azam Ali imzasının geçtiği cümlelerde, new-age akımının etkileri ve doğu mistisizminin ağırlığı hissedilir.

DUSTY SPRINGFIELD



İlk single'ı I Only Want to Be With You hem ABD'de hem de İngiltere'de başarılı oldu. Bunu birçok single ve albüm takip etti. Bunlardan birkaçı Stay Awhile,I Just Don't Know What to Do With Myself ve Losing You. Ardından kendisi için yazılan The Look of Love geldi ve bu şarkı Bond filminde kullanıldığı için Akademi Ödülü adayı oldu. 1964 yılında zamanının en büyük solo şarkıcısı oldu. 1966 yılında, en büyük çıkışını You Don't Have to Say You Love Me (1966) ile yaptı. O yıl yayınlanan tüm listelerde özellikle yer alan bu şarkı, şarkıcının kariyerinin en üst noktasıydı. daha sonraki yıllarda bir daha böyle yüksek bir başarıya ulaşamadı. plakları o kadar çok satmadı.  
kaynak: wikipedia

DOST VAR DÜŞMAN VAR DİYE BUYURDU



Duşa girmek üzereyken telefon çaldı. Arayan Bruce Willis'di. 'hayrola abi' dedim gece gece nerden aklına esti ? 'sana söylemek istedim' dedi ve ekledi 'dost var düşman var, dikkat et' dedi. Sinirlerim bozuldu. 'bu da nerden çıktı' dedim. 'Aklında bulunsun, dostlarını kollayanlar, kendilerine emredenleri öpenler koklayanlar olacak ileride ve göreceksin çok başın ağrıyacak, hiç bir şey yapmadan bile yapmış görüneceksin beklemediğin anda kabahatler senin olacak' diyerek kalbimin çarpmasına neden oldu. 'sakın açık verme' diye ekledi ve telefonu kapadı.


Çok şaşırmıştım ve dostlarımı düşmanlarımı aramaya başladım. Şu saat itibariyle bazı sonuçlar ortaya çıktı. Kıskançlar ve mutlu olmayı bilmeyenler ne kadar çokmuş. İyi ilişkileri mutlulukları çekemeyenler bal dökmüşler sahiplerinin üzerlerine yalamışlar sonra. 


Daha çok işimiz var şimdi uyanık kalmak için uğraşmanın sırası.